MİRAS İNTİKAL İŞLEMLERİ NEDİR?
Miras, bir kişinin vefatıyla birlikte sahip olduğu malvarlığı, haklar ve borçların, yasal veya atanmış mirasçılarına geçmesini ifade eder. Miras intikali ise mirasbırakanın taşınır ve taşınmaz malları, alacakları, borçları ve diğer malvarlığı unsurlarının, Türk Medeni Kanunu çerçevesinde belirlenen mirasçılara devredilmesi sürecidir. Bu süreç, yalnızca mülkiyetin el değiştirmesini değil, aynı zamanda mirasçılar arasındaki paylaşımı, vergi yükümlülüklerini ve hukuki sorumlulukları da kapsayan çok yönlü bir işlemler bütününü içermektedir.
Miras intikal işlemleri, halk arasında “mirasın üzerine alınması” olarak bilinse de, hukuken oldukça detaylı ve teknik süreçleri barındırmaktadır. Mirasçılar, mirasbırakanın ölümünden sonra, mirasın kazanılması, mirasın reddi veya terekenin tasfiyesi gibi seçeneklerle karşı karşıya kalabilir. Mirasın kazanılması halinde, taşınmazlar, banka hesapları, sigorta poliçeleri, alacaklar, taşıtlar ve diğer tüm malvarlığı unsurları mirasçılar arasında kanun veya vasiyet hükümlerine göre paylaşılmaktadır. Ancak, mirasbırakanın borçları da mirasçılara intikal edebileceğinden, mirasın kabulü veya reddine ilişkin hukuki sürecin dikkatle yürütülmesi gerekmektedir.
Miras intikali süreci, aynı zamanda hukuki ve mali yükümlülükleri de beraberinde getirmektedir. Mirasçıların mirasçılık belgelerinin temin edilmesi, mirasın tespit edilmesi, terekenin yönetimi, mirasın paylaşımı, veraset ve intikal vergisi beyannamelerinin hazırlanması gibi birçok aşamayı içeren bu süreç, mirasçılar açısından titizlikle takip edilmesi gereken hukuki prosedürleri içermektedir. Dolayısıyla miras intikali, yalnızca mülkiyetin devriyle sınırlı olmayıp, mirasçılar açısından hukuki, mali ve idari birçok sürecin bir arada yürütülmesini gerektiren karmaşık bir işlemler bütünüdür.
MİRASIN MİRASÇILAR ÜZERİNE ALINMASI
Türk Medeni Kanunu’nun 517. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, miras, mirasbırakanın ölümüyle birlikte kendiliğinden açılmaktadır. Kanun koyucu, mirasın açılmasını, kesin ölüm veya mahkeme kararıyla tespit edilen gaiplik durumlarında, şahsiyetin sona ermesine bağlamıştır. Bu doğrultuda, mirasbırakanın vefatıyla birlikte tereke üzerindeki haklar ve yükümlülükler mirasçılara intikal etmeye başlar. Mirasçılar, mirasbırakana ait taşınır ve taşınmaz mallar, şirket ortaklık hisseleri, fikri mülkiyet hakları, marka hakları gibi tüm haklara mirasçı olurlar. Ancak her bir hakkın miras intikal süreci, kendine özgü düzenlemeler içerdiği için, bu süreçler farklı prosedürler ve yasal düzenlemeler gerektirir.
Mirasın açılacağı yer, mirasbırakanın son ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olarak belirlenmiştir. Bu mahkeme, mirasın paylaşımı, mirasbırakanın tasarruflarının iptali ve tenkisi, mirasçılar arasındaki uyuşmazlıkların çözümü gibi mirasa ilişkin tüm hukuki taleplerde yetkili yargı merciidir. Dolayısıyla, mirasbırakanın vefatından doğan tüm hukuki işlemler, son yerleşim yeri mahkemesi tarafından yürütülmektedir.
Mirasın açılması, mirasçılar açısından hukuki haklarını kullanabilmeleri ve miras intikal işlemlerini başlatabilmeleri için temel bir aşamadır. Mirasın açılmasıyla birlikte mirasçıların mirasçılık sıfatları kesinlik kazanır ve mirasın tespiti, intikali ve paylaşımı gibi süreçler resmi olarak başlatılmış olur.
Mirasın mirasçılar üzerine alınması için şu adımlar izlenir:
Ölüm Belgesinin Alınması:
Ölüm belgesi, bir kişinin vefat ettiğini resmi olarak kanıtlayan belgedir. Mirasın mirasçılar üzerine alınması ve ilgili hukuki işlemlerin başlatılabilmesi için öncelikle bu belgenin alınması gerekmektedir. Ölüm belgesi, sağlık kuruluşları veya ilgili nüfus müdürlüğü tarafından düzenlenir.
Mirasçıların Tespit Edilmesi:
Mirasın mirasçılar üzerine alınması için, mirasçılık sıfatına sahip kişilerin belirlenmesi gerekmektedir. Yasal ve atanmış mirasçıların kimler olduğu, mahkemeden alınan veraset ilamı (mirasçılık belgesi) ile resmi olarak tespit edilir. Bu belge, mirasçıların miras üzerindeki haklarını kullanabilmeleri açısından temel bir hukuki belgedir.
Mirasın Açılması İçin Başvuru Yapılması:
Yasal mirasçılar veya vekaleten yetkilendirilmiş avukatları, mirasın açılması için yetkili mahkemeye başvuruda bulunabilirler. Başvuru sırasında ölüm belgesi, mirasçıların kimlik bilgileri, veraset ilamı, mirasın açılmasına yönelik talep dilekçesi ve ilgili diğer belgeler mahkemeye sunulmalıdır. Eğer mirasbırakanın malvarlığı hakkında tam bilgiye sahip olunamıyorsa, mirasın tespiti için ayrı bir dava açılması gerekebilir.
Mirasın Açılması:
Başvuru süreci tamamlandıktan sonra mahkeme, mirasın açılmasına resmen karar verir. Bu karar, mirasın paylaşımı ve miras intikal işlemleri için gerekli olan prosedürün başlatılmasını sağlar. Mirasçılar, bu aşamadan sonra mirasın kabulü veya reddi gibi seçeneklerini değerlendirebilirler.
Mirasın Paylaşımı:
Mirasın açılması sonrasında, mirasçıların hakları doğrultusunda mirasın paylaşımı gerçekleştirilir. Bu süreç, mirasa konu olan malvarlığının değerlendirilmesi, borçların ödenmesi, mirasçılar arasında paylaşımın yapılması ve mirasın resmi olarak intikal ettirilmesi gibi adımları içermektedir. Miras paylaşımı, mirasçılar arasında anlaşma sağlanarak gerçekleştirilebileceği gibi, anlaşmazlık durumunda mahkeme tarafından hükme bağlanabilir
Mirasın mirasçılar üzerine alınması için gerekli prosedür, ülkeden ülkeye ve hatta bölgeden bölgeye farklılık gösterebilir. Dolayısıyla, mirasın açılması işlemi hakkında daha detaylı bilgi almak için yerel yasal düzenlemeleri incelemek ve bir avukatla çalışmak önerilir.
MİRASÇILARIN BELİRLENMESİ
Mirasçılar, Türk Medeni Kanunu ve Miras Hukuku çerçevesinde belirlenmektedir. Mirasbırakanın vefatı sonrasında, mirasın intikali ve paylaşımı sürecinde yasal mirasçılar ve atanmış mirasçılar arasındaki hakların tespiti büyük önem taşımaktadır.
Mirasçılar, yasal mirasçılar ve atanmış mirasçılar olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadır. Yasal mirasçılar, mirasbırakanın soy bağından gelen kişiler, eşi ve belirli durumlarda devlettir. Atanmış mirasçılar ise mirasbırakanın vasiyetname veya miras sözleşmesi ile belirlediği kişilerdir. Bunun yanı sıra, mirasbırakanın mirasını kabul etmeyerek mirasın reddi yoluna giden mirasçılar da bulunabilir.
Bu nedenle, mirasın intikali sürecinde en temel aşama, mirasçıların doğru ve eksiksiz şekilde tespit edilmesidir. Mirasçılar belirlendikten sonra, mirasın paylaşımı ve mirasın intikaliyle ilgili hukuki süreçler yürütülebilir.
Mirasçı olabilmek için kanunen aranan şartlar:
Mirasa ehil olmak ( Mirasçılık ehliyetine sahip olmak)
Gerçek kişilerin mirasa ehil olmaları;
Kanun koyucu tarafından istisnai durumlarda gerçek kişilerin mirasa ehil olmadıkları öngörülmüştür. Medeni Kanun’a göre, resmi vasiyetnamenin düzenlenmesine katılan memurlar, tanıklar, bu kişilerin altsoy ve üstsoy hısımları, kardeşleri ve bunların eşleri vasiyetname ile herhangi bir kazanç elde edemezler. Bu düzenleme ile mirasbırakanın son iradesi, yalnızca yasal ve objektif koşullar altında geçerli olacak şekilde şekillendirilmiş ve olası çıkar çatışmalarının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Tüzel kişilerin mirasa ehil olmaları;
Türk Medeni Kanunu’na göre, tüzel kişiler de mirasçı olabilir. Ancak tüzel kişilerin mirasçılığı, yasal mirasçılık kapsamında değil, atanmış mirasçı olarak kabul edilir. Tüzel kişilerin mirasçılık hakkı, mirasbırakanın vasiyetname aracılığıyla belirlenmiş olması şartına bağlıdır.
Bununla birlikte, tüzel kişilerin mirasçı olamayacağı durumların istisnası, mirasçı bulunmaması halinde devlete yasal mirasçı olarak tanınmasıdır. Eğer bir kişi, vefat ettiğinde hiçbir yasal mirasçısı yoksa, devlet bu durumda yasal mirasçı olur ve malvarlığının devri devlete yapılır.
Uygulamada, tüzel kişilerin mirasçı olmasının en yaygın örneklerinden biri, mirasbırakanın vasiyetname ile vakıf kurulmasıdır. Bir kişi, vasiyetname düzenleyerek ölümünden sonra malvarlığını bir vakfa devredebilir ve böylece tüzel kişilerin, özellikle hayır amaçlı vakıfların mirasçı olmasına olanak tanır.
Mirasçı mirastan yoksun olmamalıdır.
Mirastan yoksunluk, bir mirasçının miras hukukuna ilişkin taleplerini ileri süremez hale gelmesi durumudur. Bu durum, yalnızca mirasbırakanın terekesine ilişkin hakları olan kişiler için geçerlidir. Bir kişinin mirastan yoksun olabilmesi için, onun mirasbırakandan ayrılmasına ve miras hukukundan yararlanamamasına yol açacak belirli olguların bulunması gerekir.
Mirastan yoksunluk düzenlemesinin kanun koyucu tarafından getirilmesinin temel amacı, mirasçının mirasbırakana karşı ahlaki veya hukuki açıdan kabul edilemez davranışlarda bulunmasını engellemektir. Bu düzenleme, mirasçının mirasa layık olmaması durumunda devreye girer ve mirasbırakanın, belirli bir mirasçıyı, onun bu mirastan yararlanmasını engellemek amacıyla mirasçılıktan çıkarma iradesine sahip olmaması gerektiğini de ifade eder.
Türk Medeni Kanunu’nun 578. maddesi, mirastan yoksunluk sebeplerini belirlemiş ve hangi hallerde bir kişinin mirasbırakanın açacağı bir dava ile mirasçı olamayacağını açıkça düzenlemiştir. Bu maddede yer alan sebepler, genellikle mirasçının, mirasbırakana karşı kötücül bir tavır sergilemesi, suç işlemesi, mirasbırakandan yoksunluk talebine sebep olabilecek başka eylemlerde bulunması gibi durumlardır. Dolayısıyla, mirasçının mirasbırakana karşı, belirli bir ahlaki ve hukuki sorumluluğu bulunmakta olup, bu yükümlülüklere aykırı hareket etmesi halinde, mirasçılık hakkı ortadan kalkabilir.
Mirasçı, miras bırakanın ölümünde sağ olmalıdır.
Türk Medeni Kanunu, genel olarak bir kişinin mirasçı olabilmesi için mirasbırakanın ölüm anında mirasçının sağ olmasını şart koşmuştur. Ancak kanun koyucu, bu temel kuralda bazı istisnai durumlar öngörmüştür. Bu istisnalar, henüz doğmamış çocuklar ve var olmayan kişilerle ilgili özel düzenlemeleri kapsamaktadır.
İlk istisna, henüz doğmamış bir çocuğun mirasçı olabilmesidir. Eğer bir kadın hamile ise ve bu çocuk, mirasbırakanın ölümünden sonra tam ve sağ olarak doğarsa, doğmamış çocuk, mirasa hak kazanır. Bu durumda, çocuğun doğumuyla birlikte, o kişi mirasçılık hakkına sahip olur. Ancak, çocuğun sağ doğmuş olması gerektiği unutulmamalıdır. Eğer doğumda çocuk hayatını kaybederse, bu kişi mirasçı olamaz.
Bir diğer istisna ise, henüz var olmayan bir kişinin, mirasbırakan tarafından miras bırakılmasıdır. Mirasbırakan, mirasın açıldığı anda var olmayan bir kişiye, örneğin bir art mirasçı olarak, malvarlığını bırakma hakkına sahiptir. Bu tür bir düzenleme, mirasbırakanın gelecekteki bir nesle veya soyuna mal bırakma iradesini ifade eder. Bu durumda, henüz doğmamış ve var olmayan kişi mirasçı olabilir, ancak bu kişinin hukuki olarak var olabilmesi için doğması gerekmektedir.
MİRAS İNTİKAL İŞLEMLERİ NASIL YAPILIR?
Miras intikal işlemleri, bir kişinin ölümünün ardından, yasal varislerinin miras malvarlığı üzerindeki haklarının tespit edilmesi ve mirasın yasal olarak paylaşılması sürecini ifade eder. Bu işlemler, mirasın devri, tespiti ve paylaşımına ilişkin bir dizi yasal prosedürü içerir. Mirasın intikal etmesi, sadece malvarlığının paylaşılması değil, aynı zamanda borçların ödenmesi ve diğer hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmesi gibi işlemleri de kapsar.
Miras intikal süreci, bazı durumlarda oldukça uzun sürebilir. Mirasbırakanın ölümünden sonra, bazen ölüme bağlı tasarruflar ve mirasçılar arasında anlaşmazlıklar söz konusu olabilir. Bu nedenle, miras intikal işlemleri zaman zaman aylarca hatta yıllarca süren bir hukuki süreç haline gelebilir. Bu tür sorunların yaşanmasını engellemek amacıyla, tereke mallarının korunması için kanun koyucu çeşitli koruma tedbirleri getirmiştir. Örneğin, terekenin mühürlenmesi ve tereke defterinin tutulması gibi önlemler, mirasbırakanın malvarlığının kaybolmasını veya kötüye kullanılmasını engellemek için uygulanabilir.
Bu bölümde, olağan bir miras intikal işlemi süreci ele alınacaktır. Ancak, mirasçıların birbirleriyle çekişmeli olduğu, mirastan mal kaçırma , vekaletin kötüye kullanımı sebebiyle tapu iptal talebi gibi sorunların bulunduğu ve dava sürecine girilen durumlar, bu bölümde kapsam dışıdır.
Mirasçılık belgesi (Veraset ilamı) alınması
Mirasçılık belgesi, bir kişinin ölümünden sonra yasal varislerinin belirlenmesi amacıyla alınan önemli bir belgedir ve Türkiye’de Veraset İlamı olarak adlandırılmaktadır. Bu belge, mirasçılığın hukuki olarak tespit edilmesi ve mirasın yasal varislere dağıtılabilmesi için gereklidir. Mirasçılık belgesi, mahkeme kararı veya noter aracılığıyla alınabilir.
Veraset ilamı almak için başvuru, ölen kişinin vefat ettiği yerin sulh hukuk mahkemesi ya da noterine yapılır. Başvuru sırasında, ölen kişinin kimlik bilgileri, vefat tarihi ve vefat yeri ile yasal varislerin kimlik bilgileri gibi belgeler sunulmalıdır. Mahkeme ya da noter, varislerin tespit edilmesi için gerekli incelemeleri yapar ve sonuç olarak mirasçılık belgesi düzenler.
Mirasçılık belgesi, mirasın yasal varislerine dağıtılması için gerekli olan temel belgedir ve pek çok resmi işlemde kullanılabilir. Bu belge, mirasın intikal işlemleri için de zorunludur. Örneğin, bir mirasçı, bankada ya da tapuda miras işlemleri yapmak için mirasçılık belgesi sunmak zorundadır. Bu belge olmadan, mirasın devri ve paylaşımı gibi işlemler gerçekleştirilemez.
Özetle, mirasçılık belgesi, miras intikal işlemlerinin başlaması ve yasal varislerin miras hakkının tescil edilmesi açısından son derece önemli bir belgedir ve resmi işlemlerde kullanımı zorunludur.
Mirasçılar tarafından miras kalan tapuyu üzerine almak için miras bırakanın taşınmazlarının intikali nasıl yapılır?
Miras bırakanın taşınmazlarının intikali, yasal varislerin mirasın paylaşımı sürecinde taşınmazların nasıl paylaştırılacağına karar vermeleriyle başlar. Gayrimenkul Hukuku çerçevesinde, taşınmazlar miras bırakanın ölümünden sonra, yasal varisler arasında, belirlenen miras paylarına göre paylaştırılır.
Taşınmazların intikali için izlenmesi gereken ilk adım, veraset ilamı alınmasıdır. Bu belge, mirasçılık sıfatını ve paylarını belirler. Sonrasında, miras bırakanın taşınmazlarının tespiti gerekmektedir. Miras kalan taşınmazların tespit edilmesi için öncelikle tapu belgelerinin incelenmesi gerekir. Tapu bilgilerine ulaşmak için ilgili tapu sicil müdürlüklerinden bilgi alınabilir. Eğer tapu bilgilerine doğrudan ulaşmak mümkün değilse, tapu müdürlüklerinde detaylı araştırma yapılması önemlidir.
Özellikle Osmanlı tapularına ait taşınmazların intikali, günümüz tapu sicil sistemine göre daha karmaşıktır. Osmanlı dönemi tapuları, kayıtların eksik veya düzensiz olabilmesi nedeniyle daha zorlu bir süreç gerektirir. Bu nedenle, bu tür tapuların tespiti ve intikal işlemleri için daha titiz ve kapsamlı bir araştırma yapılması gerekir.
Taşınmazlar tespit edildikten sonra, taşınmazların bulunduğu belediyelerden rayiç bedel belgesinin temin edilmesi gerekir. Belediyeler, rayiç bedel belgesini vermek için taşınmazla ilişkili tüm borçların (örneğin, emlak vergisi, temizlik vergisi, su borcu vb.) ödenmiş olmasını şart koşar. Borçlar ödenmeden, rayiç bedel belgesinin alınması mümkün değildir.
Sonrasında, mirasın paylaşımına karar verilir ve mirasçılar, tapu devri işlemleri için veraset ilamı ve rayiç bedel belgesi ile birlikte Tapu Müdürlüğü’ne başvururlar ve taşınmazın mülkiyeti yasal varislerin adına devredilir. Bu işlemle birlikte, taşınmazın tapu kaydında yasal varislerin adları kaydedilir.
Taşınmazların mirasçılar adına tescil edilmesi, çeşitli prosedürlerin tamamlanmasını gerektirir. Bu süreçte, doğru adımların atılması ve gerekli belgelerin temin edilmesi büyük önem taşır. Bu nedenle, sürecin eksiksiz ve hukuki açıdan doğru bir şekilde tamamlanabilmesi için bir gayrimenkul avukatından destek alınması oldukça faydalıdır.
Miras bırakanın banka hesaplarındaki paranın intikali nasıl yapılır?
Miras bırakanın banka hesaplarındaki paraların intikali, mirasın paylaşımı sürecinin bir parçası olarak gerçekleştirilir. Bu süreç, yasal varislerin bankada bulunan hesaplara ilişkin haklarının belirlenmesi ve hesapların devri için başlatılır.
İlk adım, veraset ilamı alınmasıdır. Veraset ilamı alındıktan sonra, mirasçılar, bankaya başvurarak ölen kişinin hesaplarına ilişkin intikal işlemlerini başlatabilirler.
Banka hesaplarındaki paraların intikali için aşağıdaki adımlar takip edilebilir:
- Banka Hesaplarının Tespiti: Miras bırakanın banka hesaplarında bulunan nakit ya da sermaye türevi varlıklarının mirasçılarına intikalinin yapılabilmesi için ilk aşama ilgili bankalardan vergi dairesine hitaben yazılan banka hesap dökümlerinin temin edilmesidir. Miras bırakanın banka hesaplarının tespiti için, ölen kişinin ölüm tarihinden sonra açılmış olan tüm banka hesaplarına ilişkin banka dekontları, hesap hareketleri ve hesap bilgileri toplanmalıdır. Banka; bu yazı içeriğinde vergiye tabi tutulacak murisin o bankadaki tüm malvarlığını ayrıntısıyla birlikte bildirir. Eğer mirasçılar; miras bırakanın hangi bankada malvarlığı olduğunu bilmiyorsa ya da emin değillerse; e-devlet sistemine giriş yaparak mirasçılık belgesinin sisteme yüklemek suretiyle Türkiye hudutları dahilinde bulunan bankalarda miras bırakana ait hesapları sorgulayabilirler.
- Mirasın Paylaşımı: Miras bırakanın banka hesaplarındaki paralar, mirasın paylaşımına göre yasal varisler arasında paylaştırılır. Yasal varisler arasındaki paylaşım oranlarına göre, banka hesaplarındaki paraların hangi yasal varise ait olduğu belirlenir.
- Banka Hesaplarının Kapatılması: Yasal varislerin belirlenmesi ve paylaşımın yapılmasının ardından, banka hesapları kapatılmalıdır. Banka hesaplarının kapatılması işlemi, banka hesabının bulunduğu banka şubesinde gerçekleştirilir.
- Vergi Ödemeleri: Miras bırakanın banka hesaplarındaki paraların intikali işlemi sırasında, intikal ve veraset vergi ödemeleri de yapılması gerekir.
Miras bırakanın banka hesaplarındaki paraların intikali işlemleri prosedürel işlemler olup, bu süreçte yapılacak bir hata vergi cezalarına sebebiyet verebilir. Bu nedenle, miras bırakanın banka hesaplarındaki paraların intikal işlemlerinin tam olarak nasıl yapılacağı konusunda yetkili bir avukattan hukuki destek almak önemlidir.
Miras bırakana ait bankada bulunan kiralık kasanın açılması
Miras bırakanın bankada bulunan kiralık kasasının açılması, mirasın paylaşım sürecinin bir parçasıdır. Mirasçıların, kiralık kasadaki eşyaların ve paraların paylaşımını düzenlemek için belirli hukuki prosedürleri takip etmeleri gerekir.
Kiralık kasanın açılması için aşağıdaki adımlar takip edilebilir:
- Veraset İlamının Alınması: Miras bırakanın bankada bulunan kiralık kasasının açılması işlemi için öncelikle veraset ilamının alınması gereklidir. Mirasçılık belgesi, yasal varislerin belirlenmesi ve mirasın paylaşımı sürecinde gereklidir.
- Bankayla İletişime Geçilmesi: Kiralık kasanın açılması için, miras bırakanın hesabının bulunduğu bankayla iletişime geçilmelidir. Banka, açılacak kasaya ilişkin güvenlik önlemleri alır ve kasayı açmak için gerekli işlemleri yapar. Miras bırakana ait bankada bulunan kiralık kasa ancak vergi memuru nezdinde açılabilir. Mirasçılar; kiralık kasanın mevcudiyetine dair bankadan alacakları yazıyı vergi dairesine götürerek kiralık kasanın açılması için vergi dairesinden memur görevlendirilmesini talep ederler. Vergi dairesi mirasçılara kasanın açılması için bir randevu tarihi verir ve o tarihte vergi memuru nezdinde miras bırakana ait kasa açılır.
- Mirasın Paylaşımı: Kasanın içindeki eşyalar, ziynet eşyaları veya nakit paralar, mirasın paylaşımına göre yasal varisler arasında paylaştırılır. Kasanın içinden çıkan tüm mallar tutanak altına alınır ve vergi memuru tarafından rayiç değerleri belirtilir. Eğer rayiç değeri belirlemek teknik olarak o an mümkün değilse vergi memuru bilirkişi görevlendirilmesine karar verir ve kasanın içinde bulunan mallar bilirkişilerce değerlendirilir , vergi dairesinin ilgili komisyonu tarafından onaylanır. Tutanak tutulduktan sonra kasa kapatılır ve mühürlenir
- Vergi Ödemeleri: Kiralık kasanın açılması işlemi sırasında, intikal ve veraset vergi ödemelerinin de yapılması gerekir.
Kiralık kasanın intikali sürecinde, banka ve vergi dairesi ile koordineli bir şekilde çalışmak ve tüm hukuki gereklilikleri eksiksiz yerine getirmek büyük önem taşımaktadır.
Miras bırakana ait aracın intikali nasıl yapılır?
Aracın intikali için aşağıdaki adımlar takip edilmelidir:
- Veraset İlamının Alınması: Miras bırakanın aracının intikali işlemi için öncelikle veraset ilamının alınması gereklidir. Veraset ilamı, yasal varislerin belirlenmesi ve mirasın paylaşımı sürecinde gereklidir.
- Araç Değerinin Belirlenmesi: Miras bırakana ait aracın mirasçılara intikalini gerçekleştirmek için öncelikle sigorta şirketinden aracın değerine ilişkin yazı alınması gerekir. Eğer araç 2004 yılından daha eski ise rayiç bedele ilişkin yazı Sigortalar Birliği’nden alınır. Araca ait rayiç bedel yazısı araç ruhsatıyla birlikte vergi dairesine verilecek beyannameye eklenir.
- Araç intikalinin yapılması: Miras bırakana ait aracın intikali için ilişik kesme yazısıyla birlikte aracın bağlı bulunduğu vergi dairesine başvuru yapılır. Gerekli inceleme vergi dairesi tarafından yapıldıktan sonra şartlar sağlanıyorsa aracın ÖTV ödenmeksizin devrinin yapılabileceğine ve mirasçıların mirası üstüne almak için gerekli bir yazı düzenlenir. Tüm bu belgelerle birlikte emniyet trafik tescil müdürlüğünde ÖTV istisnasını işlettikten sonra notere başvuru yapılır ve aracın intikali gerçekleştirilir.
- Aracın Kaydının Değiştirilmesi: Aracın intikal işlemi tamamlandıktan sonra, aracın kaydının değiştirilmesi gereklidir. Aracın yeni sahibi, aracın kaydını üzerine alır ve aracın yeni sahibi olarak tescil edilir. Eğer araç tek bir mirasçının adına kayıt edilecekse diğer mirasçılardan noterde düzenlenmiş bir feragatname alınması gerekir.
Miras bırakanın malvarlığına dair yukarıda belirtilen işlemler tamamlandıktan sonra mirasçılar miras bırakanın son ikametgah adresindeki Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi’ne başvuru yaparak veraset ilamları, tapu örnekleri, rayiç bedel belgesi, bankadan alınan hesap dökümü ve kiralık kasa tutanağı ile birlikte Veraset ve İntikal Vergisi Beyannamesi verilmesi gerekir.
Veraset ve intikal beyannamesi; miras bırakanın mal varlığına, mirasçıların kimlik bilgilerine ve mirasın paylaşımına ilişkin bilgileri içermektedir. Veraset ve intikal beyannamesi, özel bir formatta hazırlanır ve belirli bir süre içinde vergi dairesine teslim edilir.
Beyannamenin teslim edilmesinin ardından, vergi dairesi beyannamedeki bilgileri değerlendirmektedir. Ardından vergi hesaplaması yapar. Veraset ve intikal tarifesine göre yüzdelik hesaplamayla Vergi Dairesi tarafından intikal harcı hesaplanır. Sonrasında intikal ve veraset harcı mirasçılara yüklenir.
Mirasçılar vergi borçlarını ödedikten sonra vergi dairesi tarafından tapuya ve bankaya hitaben vergi ilişiğinin kesildiğine ve miras intikal işlemlerinin yapılmasına bir engel kalmadığına dair yazı hazırlar. Bu belge, miras bırakanın mal varlığı üzerindeki hakların mirasçılara intikalinin tamamlandığını göstermektedir. Ayrıca bu belge, miras bırakanın banka hesapları, araçları ve taşınmazları gibi tüm varlıkları üzerinde hak sahipliği belgesi olarak kullanılabilir.
Mirasçılar “vergi ilişiği kesilmiştir yazısı” ile tapuya başvuru yapıp miras bırakana ait taşınmazların intikal yoluyla kendi adlarına tescil edilmesini talep ederek miras kalan tapuyu üzerine alma için talepte bulunurlar. Ayrıca bankaya da bu yazıyla başvurarak miras bırakana ait malvarlığının kendilerine ödenmesini ve eğer kiralık kasa varsa kasa içerisindeki malların kendilerine teslim edilmesini talep ederler. Miras kalan taşınmazlar mirasçılar adına kayıt edildikten sonra eğer mirasçılar kendi aralarında miras kalan gayrimenkullerin akıbeti hakkında bir karara varamazlarsa izaleyi şuyu davası ile gayrimenkulun satışını talep edebilirler.
2025 YILINDA MİRAS İNTİKALİNDE NE KADAR VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ ÖDENİR?
Mirası üzerine almak için mirasçılar tarafından intikal ve veraset vergisinin ödenmesi zorunludur. Bu vergi, mirasçılar tarafından verilen beyannameye dayanarak mirasın değerine göre vergi dairesi tarafından hesaplanır. Miras kalan malvarlığının resmi olarak devredilebilmesi için öncelikle bu verginin eksiksiz ödenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde mirasın intikal işlemleri tamamlanamaz ve mirasçılar mirası üzerine alamazlar. Miras kalan malvarlığına göre intikal ve veraset vergisi aşağıdaki tabloda belirtilen oranlara göre hesaplanır. Vergi hesaplamasında hata yapmamak için vergi hukuku danışmanlığı alınması önemlidir.
30 Aralık 2024 tarihli ve 32768 (2. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 56)” ile 01.01.2025 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, veraset ve intikal vergisinde istisna tutarları ile matrah dilimleri yeniden belirlenmiştir.
7338 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b), (d) ve (e) bentlerinde yer alan istisna tutarları 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren şu şekilde uygulanacaktır:
- Evlatlıklar dâhil, füruğ ve eşten her birine isabet eden miras hisselerinde 2.316.628 TL (füruğ bulunmaması hâlinde eşe isabet eden miras hissesinde 4.636.103 TL),
- İvazsız suretle meydana gelen intikallerde 53.339 TL.
Matrah | Veraset yoluyla intikallerde vergi oranı | İvazsız intikallerde vergi oranı |
İlk 2.400.000 TL için | %1 | %10 |
Sonra gelen 5.700.000 TL için | %3 | %15 |
Sonra gelen 12.000.000 TL için | %5 | %20 |
Sonra gelen 24.000.000 TL için | %7 | %25 |
Matrahın 44.100.000 TL’yi aşan bölümü için | %10 | %30 |
TÜRK VATANDAŞI OLMAYAN YABANCILARIN MİRAS İNTİKAL İŞLEMLERİ
Türkiye’de yabancı bir mirasçının, Türk Vatandaşı olmayan bir kişinin malvarlığını miras alması mümkündür. Ancak, yabancı bir mirasçının Türkiye’deki malvarlığının intikali, Türk Miras Hukuku’na (TMK) ve Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku (MÖHÜK) kurallarına tabidir. Yabancı bir mirasçının Türkiye’deki mal varlıklarını miras alabilmesi için belirli hukuki prosedürlere uygun hareket edilmesi gerekmektedir.
Türk Hukuku ve MÖHÜK Uygulaması
Eğer miras bırakan Türk vatandaşı değilse, MÖHÜK (Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Kanunu) kurallarına göre işlem yapılması gerekir. MÖHÜK, özellikle yabancıların Türkiye’deki malvarlıkları üzerinde nasıl bir miras işlemi yapılacağını belirler. Örneğin, Türkiye’deki taşınmazlar için, yabancının milliyetine bakılmaksızın Türk Hukuku uygulanır. Ancak taşınır mallar söz konusu olduğunda, miras bırakanın milliyetine göre hukuk kurallarının uygulanması gerekmektedir. Bu, taşınmazların intikalinde farklı, taşınır malların intikalinde ise başka hukuki kuralların geçerli olduğu anlamına gelir. Ayrıca taşınmaz malların mirasçılara intikali sürecinde, yabancıların Türkiye’de taşınmaz edinimine dair mevzuatın da uygulanacağı göz ardı edilmemelidir.
Karşılıklılık Durumu
Türkiye ile miras bırakanın vatandaşı olduğu ülke arasında, miras hukuku açısından bir karşılıklılık olup olmadığına da dikkat edilmelidir. Eğer karşılıklık yoksa, yani Türkiye ile miras bırakanın vatandaşı olduğu devlet arasında miras hukuku uygulamaları konusunda olumsuz bir uygulama varsa, yabancı mirasçının talebi Türkiye’de reddedilebilir. Bu durumda, yabancı uyruklu mirasçı için Türkiye’de miras intikal işlemi yapılamaz.
Mirasçılık Belgesinin Alınması
Yabancı bir kişinin Türkiye’deki mirasçılarının intikal işlemlerini başlatabilmesi için ölüm belgesi ve mirasçılık belgesi gereklidir. Yabancı bir ülkede alınan mirasçılık belgesi, Türkiye’de geçerli değildir ve burada tanınamaz. Bu nedenle, mirasçılar Türkiye’de sulh hukuk mahkemesine başvurarak yasal mirasçılık belgesini almalıdır. Mahkeme, yabancı mirasçılar için mirasçılık belgesini düzenler ve mirasçılar, bu belgeyi kullanarak Türkiye’deki malvarlığını intikal ettirebilirler.
Vergi ve Hukuki Uyumluluk
Türk vatandaşı olmayan yabancıların mirası, Türk vergi mevzuatına uygun şekilde işleme alınmalıdır. Veraset ve intikal vergisi gibi vergilerin ödenmesi, mirasçıların intikal işlemleri için gereklidir. Mirasçılar, vergi dairesine beyanname vererek gerekli vergileri ödemeli ve sonrasında vergi ilişiği kesilmiştir yazısı almalıdırlar. Bu yazı ile mirasçılar, ilgili taşınmazların ve taşınır malların devri için gerekli işlemleri yapabilirler. Ancak, yabancı mirasçılar, kendi ülkelerinde de miras vergisi ödemek zorunda olabilirler. Mirasçılar, bulundukları ülkedeki vergi yasalarına göre de vergi yükümlülüklerini yerine getirmelidirler.
MİRAS İNTİKAL İŞLEMİNDE HUKUKİ DESTEĞİN ÖNEMİ
Miras intikal işlemleri, karmaşık ve zaman alıcı süreçler içerebilmektedir. Bu süreç, Türk vatandaşı olmayan yabancıların miras intikali söz konusu olduğunda, yerel hukuk kurallarıyla birlikte yabancılar hukuku ve uluslararası hukuk kurallarının da devreye girmesiyle daha da karmaşık hale gelebilmektedir. Bu bağlamda, bu tür işlemlerle ilgili olarak deneyimli bir miras hukuku avukatının hukuki desteği büyük önem arz etmektedir.
Avukatlar, miras intikal sürecinin her aşamasında, miras bırakanın mal varlığının değerlendirilmesinden vergi beyannamesinin hazırlanmasına kadar geniş bir yelpazede yardımcı olmaktadır. Mirasın paylaşımı sürecinde yasal olarak belirlenen adımların takip edilmesi, mirasçıların haklarının korunmasını sağlamak açısından kritik bir rol oynamaktadır.
Bunun yanı sıra, avukatlar mirasçılar adına vergi planlaması yaparak, mirasın paylaşımına bağlı olarak ortaya çıkabilecek vergi yükünü minimize edebilirler. Böylelikle, mirasçılar için maliyetlerin azaltılması sağlanabilir.
Miras intikal sürecinde avukat desteği almanın bir diğer önemli avantajı, olası hukuki anlaşmazlıkların önlenmesidir. Avukatlar, mirasın paylaşımı sırasında ortaya çıkabilecek hukuki sorunları önceden tespit ederek, en uygun çözüm yollarını sunmak suretiyle, işlemlerin hızla ve sorunsuz bir şekilde ilerlemesini sağlayabilirler. Bu sayede, mirasçıların ilişkileri de sağlıklı bir biçimde sürdürülebilir.
Sonuç olarak, miras intikal işlemleri sırasında miras hukuku avukatı desteği almak, mirasçıların haklarının güvence altına alınması, vergi yüklerinin azaltılması ve olası hukuki anlaşmazlıkların engellenmesi açısından hayati öneme sahiptir.
YASAL UYARI: Web sitemizde yer alan makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Orbay Çokgör’e aittir ve tüm makaleler elektronik imzalı zaman damgalı olarak hak sahipliğinin tescil edilmesi amacıyla yayınlanmaktadır. Sitemizdeki makalelerin, kaynak link vermeden kopyalanarak veya özetlenerek başka web sitelerinde yayınlanması durumunda, hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.